Merhaba.
Yani doğan teknoloji gazetemizle, nam-ı diğer teknoGAZETE ile karşınızdayız.
Birçok teknoloji alanında makalelerle, yenilikleri, gelişmeleri içeren teknoloji haberleriyle, teknoloji şirketlerinin tanıtımlarıyla ve sizlerden gelen taleplerin ışığında merak ettiklerinizle sizlerle olacağız.
Teknolojinin yanında, YAŞAM başlığı altında, trafik, hukuk, turizm, insan kaynakları konularında da zaman zaman sizleri aydınlatmayı hedefliyoruz.
Teknoloji ile ilgili merak ettiğiniz olduğunda, yüksek teknoloji içeren bir ürünü tanımak istediğinizde gazetemizde bulacaksınız. Henüz yazmadığımız bir konu olduğunda bize bunu yazabilirsiniz. Henüz 16 lişi olan ekibimizde o konuyla ilgili birikimi olan biri mutlaka vardır. sizin için kaleme alarak merakınızı gidermek bizleri memnun edecek. Bunun için künyemizde yer alan "EDiTÖR" isimli elektronik postab adresimize yazabilirsiniz.
Sizlere, gazetemize en üstteki yatay siyah şerit üzerindeki "Üye Ol" bölümü vasıtasıyla kayıt olmanızı öneririm.
teknoGAZETE' ye üye kaydı yaptırmanız ile sizlere sunulacak avantajlar
- Makalelere yorum yapabilme
- Haberlere yorum yapabilme
- Profil bilgileriniz düzenleyebilme: Gazetemizin size ulaşabilmesi içindir. 3. şahıslarla hiç bir şart ve durumda paylaşılmayacaktır.
- Mesulü/çalışanı olduğunuz firmayı, teknoloji firması ise, teknoGAZETE' nin firma rehberine kaydedebilme
- Gazetemize ilan vermek için, ilan ekleyebilme.
Hassasiyetle belirtmek isterim, profil bilgilerinizi düzenlerken Ad Soyad kısmına "nick" iniz yazabilirsiniz. Ancak elektronik posta adresinizi doğru girmelisiniz. Zira bir işlem yaptığınızda sistem size otomatik bilgilendirme mesajı veya onay mesajı gönderebilmeli.
Kuru bilgi yetmez. Konuya vakıf olmak, büyük resme hakim olmak, vizyon sahibi olmak ta gerekir. Buna uç noktada, çok sivri bir örnek, dehası günümüzde de geçerliliğini sürdüren, Mimar Sinan' dır.
Sizleri, Mimar Sinan' ın yaşanmış bir öyküsü ile baibaşa bırakıyorum.
CİHAN PADİŞAHI YAVUZ SULTAN SELİM' İN İMTİHANI
Mimar Sinan, çok şikayet edilirmiş.
"- Sinan şunu yaptı, biz de yapardık."
"- Sinan bunu yaptı, ne var ki, biz de yaparız."
"- Sinan şöyle."
"- Sinan böyle."
Yavuz Sultan Selim' in sabrı taşmış.
"- Tez, şikayetçi olan kim varsa toplayın, Sinan da gelsin." demiş.
Divan' ın toplandığı büyük salonda vezirler, Mimar Sinan ve Sinan' dan şikayetçi olmuş kim varsa hazır beklerken, padişah ispat-ı vücut eylemiş.
"- Bre Sinan ne yaparsa biz de yaparız, ne var ki diye şikayet edersiniz, devlet-i aaliyi meşgul edersiniz. Var mısınız bir sınava, sınavı geçen olursa Sinan' ı görevden alıp yerine onu atayacağım. Velaakin, sınavı geçemeyenin kellesini alırım." demiş.
Pür sessizlik, toplananların çoğu boynunu eğip izin istemiş çekilmek için.Çekilenler gittikten sonra sultan Süleyman,
"- Cellat gelsin" buyurmuş.
Cellat o kocaman baltası ve ekibiyle geldikten sonra
"- Hazır mısınız" demiş.
Salondakiler geldiklerine, çekilmediklerine bin pişman, başlarını önüne eğmiş.
Kanuni sınavı açıklamış. Cebinden çıkardığı üç çelik bilyeyi göstererek,
"- Gördüğünüz bu üç çelik bilyeyi üst üste durdurmaktır, sınav." demiş.
Deneyen ve başaramayanlar cellattan tarafa geçmiş. Bir kişi ikinci bilyeyi bilmem kaç çeyrek saniye alttaki birinci bilyenin üstünde durdurabilmiş olsa da, üç bilyeyi üst üste durdurabilen yok. Salonda vezirler dahil kim varsa cellatın önünde.
Kanuni gürlemiş:
"- Sinan gelsin!"
Sinan gelmiş. Parmağından yüzüğünü çıkarıp masaya koymuş. Üzerine birinci bilyeyi yerleştirmiş. Vezir-i aazam' ın parmağından yüzüğünü alıp birinci bilyenin üzerine, onun da üzerine ikinci bilyeyi yerleştirmiş. "- Devletlum" demeye kalmadan Sultan Süleyman yüzüğünü çıkarıp Sinan' a uzatmış. Sinan Kanuni' nin yüzüğünü ikinci bilyenin üzerine, ve onun üzerine de üçüncü bilyeyi yerleştirerek sınavı tamamlamış.
İdam edilmeyi bekleyenler "- A aa, ne kadar kolaymış, biz de yapardık" demişler.
Kanuni sultan Süleyman,
"- Ama yapamadınız, kellelerinizi kaybettiniz"
deyince başlarını önlerine eymişler.
Kanuni,
"- Sinan yapar, siz taklit edersiniz. Bunu kabul edin"
demiş. Başlar önde,
"- Ediyoruz, devletlum" demişler.
Sultan Süleyman,
"- Öyleyse ben de sizi affediyorum. İşinize gücünüze bakın bundan sonra." diyerek noktayı koymuş.
Kalın sağlıcakla.
Editör' ünüz